Subluksasyon nedir? Subluksasyon; bir eklemi meydana getiren kemik yüzeylerinin anatomik konumlarından kısmen ayrılmasıdır. Bu durumda eklem yüzeyleri konumlarını kaybeder, ancak temas tamamen ortadan kaybolmaz. Meydana gelen olay, söz konusu durum nedeniyle yarı çıkık veya kısmi çıkık olarak kabul edilir. Tıbbi literatürde bu kavram, organların kısmi yer değiştirmesini tanımlamak için de kullanılır.
Omuz, diz, omurga ve diş gibi bölgelerde daha yaygın olarak görüldüğü bilinir. Özellikle kafatası ile çeneyi birbirine bağlayan TME eklemi, yaygın görüldüğü alanlardan biridir. TME subluksasyonu olarak ifade edilen bu durumun farklı tedavi yöntemleri vardır. Prof. Dr. Celal Çandırlı, ilgili rahatsızlığın tedavisinde ciddi bir deneyime sahiptir. Siz de TME subluksasyonu veya dislokasyonu gibi durumlar yaşıyorsanız, profesörle iletişime geçerek tedavi yöntemleri hakkında çok daha detaylı bilgiler alabilirsiniz.
Subluksasyon Nedir?

Subluksasyon nedir? Subluksasyon, eklem kemiklerinin normal pozisyonlarından kısmi olarak ayrılmasıdır. Eklem yüzeyleri halen temas halinde olduğundan tam çıkık (luksasyon) olarak kabul edilmez. Yarı çıkık veya kısmi çıkık gibi farklı şekillerde isimlendirilir.
Travma başta olmak üzere farklı nedenlere bağlı olarak oluşan bir durumdur. Röntgen gibi görüntüleme cihazlarıyla kolay bir şekilde tespit edilen subluksasyon, çene eklemi başta olmak üzere diz, omuz ve göz gibi farklı organ ve bölgelerde meydana gelir. Sorunun büyüklüğüne göre fizik tedavi, manuel redüksiyon ve splintleme gibi yöntemlerle tedavi edilir. Bu yöntemlerin işe yaramaması durumunda cerrahi teknikler devreye girer. Ayrıca bazı vakalarda subluksasyon, kendiliğinden düzelir.
Subluksasyon Dislokasyon Farkı
Subluksasyon ile dislokasyon, çoğunlukla karıştırılan kavramlardır. Bu kavramlara ilişkin ayırt edici farklar aşağıdaki gibidir:
| Özellik | Subluksasyon (Yarı Çıkık) | Dislokasyon (Tam Çıkık) |
| Ağrı | Ağrı anlık ve hafif-orta düzeyde kendini gösterir. | Çok şiddetli ve süreklidir. Rahatsız edici olması, en önemli özelliğidir. |
| Görünüm | Dışarıdan bakıldığında belirgin bir şekil bozukluğu yoktur veya zor fark edilir. | Bölgede bariz bir deformite (çöküklük veya şişlik) görülür. Dışarıdan bakıldığında bir sorun olduğu fark edilir. |
| Fonksiyon | Hareket kısıtlı olsa da devam eder. Ancak eklem hareket ettikçe ağrı duyulur. | Kilitlenme durumu söz konusudur. Eklem tamamen hareketsiz kalır. |
| Ses | Çene hareketi sırasında klik veya benzeri türden ses duyulabilir. | Ses olsa da bu noktada önemli olan eklemin kilitlenmesidir. |
Her iki durumun tedavisinde benzerlikler olsa da temel olarak farklıdır.
Temporomandibular Eklemde Subluksasyon Nedir?
Temporomandibular eklemde subluksasyon; alt çene kemiğinin baş kısmının, ağız açma hareketi sırasında anatomik konumunu aşarak öne doğru kaymasıdır. Kayma hareketinde eklem yüzeylerinin teması kesilmez ve tam bir ayrılma gerçekleşmez. İlgili durum sayesinde eklem başı kendiliğinden yerine gelir. Tam çıkık durumu olan dislokasyondan farklı olan subluksasyon, çene cerrahisi ve diş hekimliğinde sık karşılaşılan fonksiyon bozukluklarından biridir.
Subluksasyon nedir sorusunun yanıtı tıbbi literatüre göre ise şu şekildedir; alt çene kemiğinin baş kısmı olan kondilin ağız açma hareketi sırasında eklem çukuru fossadan ileri kaymasıdır. Bu kayma hareketi nedeniyle kondil, olması gerekenden daha ileri gider ve eklem çıkıntısının önüne geçer.
TME’de subluksasyon nedir konusu, yaygın fonksiyonel bozukluklardan biri olarak dikkat çeker. Ancak birçok vakada yarı çıkık durumu kendiliğinden düzelir ve ekstra tedaviye ihtiyaç duyulmaz. Bazı vakalarda ise durum çok sık yaşanır ve mutlaka tedavi uygulanması gerekir. Zamanında uygulanmayan tedavi, sürecin daha zor ve karmaşık hale gelmesine neden olacaktır.
Subluksasyon Nasıl Oluşur?
TME’de görülen subluksasyon, mekanik bir koordinasyon bozukluğu olarak açıklanır. Normal olan çene açma hareketi kendi içerisinde iki aşamadan meydana gelir. Söz konusu aşamalar aşağıdaki gibidir:
- Rotasyon veya diğer bilinen adıyla dönme, ilk aşamadır. Çene açılırken eklem başı, eklem çukurunun içerisinde adeta bir menteşe gibi döner.
- Translasyon ise ikinci aşamadır. Çenenin açılması devam ettiğinde, yani daha fazla açıldığında eklem başı olan kondil, eklem diskiyle birlikte öne doğru kayar. Artiküler eminens adı verilen noktaya kadar gelir. Bu nokta, normal sınırdır ve sağlıklı bir fonksiyonda kondil bu noktayı aşmaz.
Subluksasyon nedir konusunda bahsedilen normal sınır kritik öneme sahiptir. Farklı nedenlere bağlı olarak eklem başı olan kondil bu sınır geçerek daha öne geldiğinde subluksasyon meydana gelir. Böyle bir durumda ağrı gibi semptomlar ortaya çıkabilir. Dolayısıyla “çene ağrısı neden olur?” sorusunun yanıtları arasında subluksasyon da vardır.
Yarı veya kısmi çıkık, farklı nedenlere bağlı olarak oluşur. Bu nedenlerden bazıları aşağıdaki gibidir:
- Ağızın aşırı açılması
- Bağ dokusunda gevşeklik meydana gelmesi
- Eklem diski problemleri
- Travma
- Bruksizm (diş gıcırdatma)
- Kas koordinasyon bozuklukları
- Uzun süreli cerrahi işlemler
- Diş tedavileri
Görüleceği üzere bu problemin arkasında farklı nedenler olabilir.
TME Subluksasyon Belirtileri
- Ağızı açarken veya kapatırken duyulan hafif klik sesi
- Çenede kayma hissinin oluşması
- Çene ekleminde hassasiyet ve ağrı
- Yeniden çıkacakmış hissi
- Ağız açma sırasında kilitlenme oluşması
Söz konusu belirtiler fark edildiğinde zaman kaybedilmeden çene cerrahisi uzmanına başvurulması gerekir. Böylece rahatsızlık ilerlemeden tedavi edilebilir.
Subluksasyon Tedavisi Nasıl Yapılır?
Subluksasyon nedir konusunda merak edilen hususlardan biri de tedavi yöntemleridir. Tedavi denildiğinde akla farklı seçenekler gelir ve bunlardan biri de cerrahi yöntemdir. Cerrahi yöntem olan çene ameliyatı, çoğunlukla son seçenek olarak dikkat çeker. Öncesinde konservatif yöntemlere başvurulur.
Konservatif yöntemlerde kas gevşetici ilaçlar ve fizik tedavi yöntemlerinden yararlanılır. Ayrıca ağız açma egzersizleri, gece plağı ve yumuşak diyet gibi yöntemler de kullanılır. Söz konusu yöntemlerden hangisini tercih edileceği, tamamen hastanın durumuna bakılarak belirlenir.
Konservatif yöntemlerden istenen sonucun alınamaması durumunda minimal invaziv tekniklere başvurulur. Artrosentez ve artroskopi bunların başında gelir. İlgili prosedürlerde eklem içi yıkanır ve inflamasyon (varsa) temizlenir. Artroskopik yöntemle eklem içi yapıların düzeltilmesi de sağlanır. Bu yöntemlerden istenen sonuç alınamadığında ise cerrahi yöntemlere başvurulur.
Subluksasyon Tedavisinde Modern Yaklaşımlar
Bir diğer modern yaklaşım olarak proloterapi öne çıkar. Söz konusu yöntem de eklem bağlarına özel bir solüsyon enjekte edilmesi şeklindedir. Bağların sıklaşmasını sağlayan solüsyon sayesinde eklemlerin eski işlevsel yapısına dönmesi amaçlanır.
Subluksasyon nedir konusundaki bir diğer önemli yaklaşım ise cerrahi işlemlerle ilgilidir. Modern yaklaşımlar sayesinde ilgili işlemler kapalı olarak yapılır. Böylece komplikasyon riski önemli ölçüde ortadan kaldırılır. Bu tedavi yöntemlerine ilişkin daha fazla bilgi almak için dilediğiniz zaman Prof. Dr. Celal Çandırlı ile iletişime geçebilirsiniz.
Subluksasyon Nedir Konusu Hakkında Sık Sorulan Sorular
Subluksasyon nedir konusu ile ilgili merak edilen hususlar ve bu hususlara dair önemli detaylar aşağıda yer almaktadır.
1 – Subluksasyon Nedir?
“Subluksasyon nedir?” sorusunun yanıtı; bir eklem veya organın anatomik olarak bulunması gereken noktadan kısmen ayrılmasıdır. Bu ayrılma durumu kısmidir. Eklem yüzeylerinde temas devam eder.
2 – Subluksasyon Nedir Diş?
Subluksasyonun temporomandibular eklemde görülmesidir. Kısmı çene çıkması olarak da bilinir.
3 – Dislokasyon Nedir?
Dislokasyon, eklemin tamamen yerinden çıkmasıdır. Tam çıkma durumu olarak ifade edilir.







